I lOVE PRAHA :)

 

Prag ; prah bu işleri esprisine mazhar olan gerçekle masalın birbirine karıştığı şehir Prag. Hani çocukken bir tekerleme söylerdik ‘yoksa siz hala çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdan mısınız ‘  🙂 işte o cümle de geçen Çekoslavakya ülkesi ikiye ayrılıp Çek cumhuriyeti ve Slovakya halini almış. İlk durağımız Çek Cumhuriyeti’nin başkenti PRAG (praha)

IMAG0761.jpg

Prag şehrinden ilk kare

Avrupa’nın en iyi korunmuş şehirlerinden olan Prag, bu özelliğini 2. Dünya Savaşı’nda hiç zarar görmemesine borçlu. Hitler bu güzel şehre kıyamamış 🙂  Prag, katedralleri, sivri kuleleri, köprüleri ve tarih kokan sokaklarıyla her karesi ayrı bir kartpostal gibi,her yer insana oldukça romantik hisler bırakıyor.Benim gibi Balık burcu olanların fazlasıyla sevebileceği bir şehir Prag 🙂

IMAG0793

Orta Avrupa’nın, Orta Çağ’dan korunarak kalan bu şehrinde, hem gotik hem barok mimarinin hakimiyetiyle yaratılmış zengin şehir merkezinin tamamen yürüyerek gezebilirsiniz. Muhteşem tramvay altyapısı ile merkeze ulaştıktan sonra her nokta üç beş adım mesafede. Merkezdeki her yer yürüme mesafesinde. Çok iyi bir tramvay ve metro ağı ve buna entegre otobüs hatları bulunuyor. 3 gün kaldığımız bu masal şehirde bütün toplu taşımaları fazlasıyla kullandık, tabanway 🙂 kaç km yürüdük saymadım

 

IMAG0790.jpg

  Prag’da görülmesi gereken yerler,benim nacizane tavsilerim 🙂

Prag şehrine akşam vaktinde geldik,rehberimizle yaptığımız kısa panaromik tur sonrası serbest zaman diliminde şehri geç saatlere kadar gezdik.ilk gün şehir merkezinden uzaklaşmadık,ilk mekanımız Astronomik saat kulesi

IMAG0807.jpg

Astronomik Saat:  1410 yılında yapılan bu saat için şehrin simgesi desek yanlış olmaz. Her saat başında gerçekleşen performansı izlemenizi tavsiye ederim. Yukarı daire saati, aşağı daire burçları gösteriyor.Yukarı dairenin yanında 4 tane heykel var.Birinci heykelin elinde ayna var kibir ve kendini beğenmeyi anlatıyor, ikincisinin elinde bir kese altın var açgözlülüğü parayla herşeyin yapılabileceğini anlatıyor.Üçüncüde mandolin çalan bir heykel keyfi eğlenceyi anlatıyor.Dördüncü heykel bir iskelet ve elinde bir ip var , her saat başı o ipi oynatıp çanı çalıyor ve diyor ki her bir saat geçerken ölüme daha çok yaklaşıyorsunuz, kendini beğenme,parana güvenme,keyfe eğlenceye dalma, hepimizin gideceği yer aynı…ne kadar anlamlı bir hikaye,hikayeyi daha önceden bildiğim için orada merak edenlere anlattım.

İşte saatin özelliği de buradan geliyor. Saatin hemen altında yoğun bir kalabalığının beklediğini görürsünüz. Bunun nedeni saat başı saatin değişik bir animasyon sergilemesidir. 1 dakika boyunca süren bu animasyonlarda saat üzerinde yer alan semboller hareketlenir ve değişik figürler ortaya çıkar.

IMAG0810.jpg

Karl Köprüsü :

Orjinal adı Prag Charles Bridge olan Karl Köprüsü Prag’da gezilecek yerler arasında ilk sıralarda yer alan oldukça güzel bir yapıdır.Vize mülakatında Prag’ı anlat dediklerinde anlattığım meşhur köprü 🙂 Karl köprüsü Prag’da yer alan en eski köprüdür. Köprü Vltava nehrini ikiye böler. Karl köprüsünde 16 adet sütun bulunmaktadır.Çok beğendiğim karl köprüsü gotik tarzda yapılmış gerçekten oldukça güzel ve gezmesi keyif verici bir köprü.Bu köprüye özellikle bir de akşam gitmenizi öneririm. Çünkü köprüde akşamları yürüyüş yapmak gerçekten çok keyifli 🙂

IMG_20150204_143105[1]

Karl Köprüsünde 3g (genciz,güzeliz,gezeceğiz) 🙂

IMAG0792

Karl köprüsünün girişi

Türkiye’den giderken yanıma aldığım asma kilidimi Karl Köprüsü’nün demirlerinden birine astım,dileğimi diledim.Anahtarı Vltava nehrine attım.Kilit asıp anahtarı Vltava nehrine atarsanız bir daha Prag’a gelmek nasip olumuş. Buralarda adet böylemiş 🙂 Nasipse 31 Temmuz 2016 da Prag’da olacağım . Sanırım dileğim kabul oldu 🙂

IMG_20150204_134206[1].jpg

Prag’ın iklimi biraz sert buraya kış aylarında gittiyseniz fazlasıyla üşümeye hazır olun,eğer benim gibi kışı seven, kasvetli havaları seven biriyseniz sorun yok 🙂

IMAG0867.jpg

Soğuk hava ama bizim neşemiz yerinde 🙂

Prag şehir merkezini gece yarısına kadar karış karış gezdikten sonra artık otele gidip dinlenme vakti, yarınki Prag gezi rotamızı belirlemeden önce birazcık keyif 🙂

IMG_20150204_204229[1].jpg

 

IMAG0849.jpg

 

Söyle sevgili hadi söyle hiç mi mutlu olmadık , martıları sayarken hiç mi hayal kurmadık denize bakarken 🙂

Mirkelam’ın güzel sözleriyle satırlarımı sonlandırıyorum. Prag macerası bir sonraki postla devam edecek 🙂

 

Reklamlar
Genel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Cesky Krumlov :)

Masal Şehir Cesky Krumlov…

Gece yarılarına kadar gezip enerjinin hiç bitmediği günlerden bir gün 🙂 sabah kahvaltının ardından Prag’a  doğru seyahat ediyoruz.Yol üzerinde bulunan Cesky Krumlov kasabasına uğruyoruz.Bir ortaçağ kasabası olan Cesky Krumlov Unesco tarafından dünya kültür mirasları listesinde yer almaktadır. Kominizm’in en koyu dönemlerinde harap duruma gelmiş olan Cesky Krumlov 1990’lardan itibaren yeniden doğmuş.Bu masal kasabası, Hostel ve İlizyonist filmlerinin ünlü sahnelerinin çekildiği mekan.

IMAG0673.jpg

Kaleden şehire bakış

İlk hedefimiz kale.. Prag Kalesinden sonra en büyük Kale kompleksi burası. Gerçekten de özellikle renkli kulesiyle oldukça görkemli görünüyor.IMAG0708.jpg

    Kalenin ilginç bir özeliği var. Rivayete göre zamanın birinde uzak diyarlardan bir gelin almışlar. Gelin gelirken yanında hediye olarak 2 tane ayı getirince, bu ayıları “napsak?” diye düşünmüşler.. “Bekçi yapalım bari” demişler. Kale giriş kapısının iki yanında ayılar için yer yapmışlar. Ayılar öldükten sonra yerine yenileri alınarak bu gelenek sürdürülmüş. Bizim gittiğimiz mevsim kış olduğundan ayılarda malum kış uykusunda olduğundan ayı mayı yoktu:)
IMAG0700.jpg
    Cesky Krumlov sokaklarında yürümek insanı bir kaç yüzyıl geriye götürüyor.Sanki Yakınçağ dan çıkıp Ortaçağ da yaşıyormuş hissine kapılıyorsunuz.
  Hafif yağan kar altında gözlerimin gördüğü fotoğraf doğanın güzelliği, insan elinin yarattığı mimari şah eserlerle tam bir uyum içerisinde karşımdaydı. Bu güzelliği taçlandıran Vltava Nehri’nin akan sesi ise hala kulaklarımda. Masalsı bir tadı var değil mi?

    Şehri, kasabayı anlamak için, sokaklarında dolaşmalı. Sadece bakmamalı, aynı zamanda görmeye de çalışmalı. Hiç acele etmeden kasabanın sakin ara sokaklarında kaybolmak, ayakların altındaki tarihi hissetmek, buranın ruhunu anlamanın en güzeli.

IMAG0672.jpg

Kaleden vltava nehrine bakış suyun sesi hala kulaklarımda 

IMAG0746

Şehrin girişindeki şehir haritası

 

IMAG0699

Sevimli dükkanlardan bir tanesi

IMAG0730.jpg

Heidi ile Klara 🙂

  Üç saatlik Cesky Krumlov gezimiz nihayetinde bitmişti. Biz biblo kasabaya doyamamıştık ama bizi bekleyen bir Prag vardı. Vltava üzerindeki köprüden geçip Cesky Krumlov’a son kez baktım, seni tanımak, seni görmek güzeldi masal şehir. O da yine bekleriz dedi usulca…

Kim bilir belki 🙂

Genel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şu sıralar

2018 akıp giderken…

Hayatımızda bazen iplerin bizim elimizde olmadığını gösteren gelişmeler meydana geliyor. Şaşırıp kalıyorsunuz, yok artık dediğiniz şeyleri yaşarken.2018 benim işin çok değişik bir yıl, çok yoğun.Bazen hangi aydayım, hangi hafta, hangi gün karıştırıyorum.

2018’de hayatımda gitmediğim kadar düğün dernek etkinliklerine katılıyorum. Ki ben böyle etkinliklerden hoşlanmaz iken düğün derneklerin aranan ismi oldum 😍 buna kahkaha ile gülesim var, dalga geçiyorlar “Mozart dinleyen Bahar erik dalı izliyor ” 😁 bende şaşkınım bu ben değilim bana ne oldu 😳 2018 Ocak ayında Kuzenim ile başlayan süreç peş peşe devam etti . Kimi tanıştırsam hemen söz nişan evlilik sürecine giriyor. Şu an 4. çifti tanıştırıyorum. izdivaç programı gibi oldum. Adımı Esra Erol’a çıkardılar 😁 hiç izlemedim desem yeridir. Nasıl bu hale geldim anlamadım. Hayır yani kelin ilacı olsa başına sürer demişler . Ben bu işlerden bu kadar uzak iken nasıl bu işlere bulaştım☺️ Şaka bir yana her şeyin kader olduğuna inanan birisiyim, ben sadece vasıtayım.Beni sevip sayan insanlarda benim sözüme değer veriyorlarsa ne mutlu bana ❤️ Herkesin sorduğu ortak soru milleti evlendiriyorsun,peki sen ne zaman evleniyorsun? Bu soru o kadar çok soruluyor ki cevap vermekten usandım. Klasik cevabım” ne zaman Dünyaya aynı pencereden bakabildiğim , saatlerce konuşabildiğim insanla karşılaşırsam o zaman evleneceğim. Geçenlerde çok sevdiğim bir yazar olan Şermin Yaşar 3 ay önce evlendiği eşini kaybetti. Onun acısını her yazdığı satırda ağlayarak okudum. Şermin Hanıma bir arkadaşı “bu adamı neden çok sevdin ? diye sormuş.Cevabı : “Konuşabiliyoruz ,bu o kadar müthiş bir şey ki hiç susmasın, hiç susmayayım istiyorum ” demiş. Konuşabiliyor olmak ne kadar kıymetli, hiç susmamak birbirini sabırla dinlemek , dünyadaki en kıymetli hazine değil mi…

Bundan 5 yıl önceki kendime baktığımda arada o kadar fark görüyorum ki uçurum sanki. O ben değilim;hayata bakışım,önceliklerimin sırası değişti.Bu süreçte 20 ülke , 70 şehir gezdim. Bana o kadar çok şey kattı ki kendimi keşfettim. Neler yapabileceğimin farkına vardım. Aslında yolculuk kendi özüme yaptığım yolculuktu.Kendime yaptığım en iyi yatırımdı.Yolculuk hiç bitmesin istiyorum, görmediğim ülke , ayak basmadığım kıta kalmasın istiyorum. Ömrüm yeter mi bilmiyorum, bu duyguyu tatmak bile çok keyifli. Seyahat mikrobu bulaştı mı daha da virüs gibi bırakmıyor . Benim de bu virüsten kurtulmaya hiç niyetim yok ☺️

Şu sıralar minimalist, minimalist yaşam tarzına ilgi duymaya başladım. Japon “ikigai” yaşam tarzı ile ilgili kitaplar okumaya başladım. Sadeleşmek için bir takım faaliyetlerde bulunmaya başladım. Ki başaracak mıyım ? Şüpheli. Doğru düzgün kış mevsiminin yaşanmadığı Marmara bölgesinde yaşıyor olmam 10 tane kaban benzeri giysiye sahip olmam.50 küsür çift ayakkabım olması ve hala ayakkabı bakıyor olmam.Sürekli her yeni çıkanı modayı yakından takip ediyor olmam. Bunlar zaaflarım , bunlardan kurtulmak istiyorum. Alışveriş orucu diye bir şeye başladım Ağustos 1 itibarıyla bakalım dayanabilecek miyim? Vakko , Zara, Colombia , Starbucks takıntılarım illa bu markalar olacak hayatımda. Vazgeçilmezim gibi bir şey . Ama zamanla geçeceğini düşünüyorum . Yazarken İnşallah demeyi unutmuyorum ☺️

Şu sıralar dizi izlemeyi , tv izlemeyi beceremeyen birisi olduğum halde bir diziye tutuldum. Puhu tvde ” Şahsiyet” isimli dizi yıllardır aradığım dizi bu dedirtti. ” Dünyayı geziyorum” programını izlemeye devam ☺️

Şu sıralar bir de şiire merak sardım” 7 güzel adam” dizisini tekrar izleyip;Erdem Beyazıd, Cahit Zarifoğlu şirlerini okumaya , incelemeye başladım.Tam bir balık burcuyum ☺️

Şu sıralar kendimi doğaya vurdum. Metropol bir şehirde yaşadığım için insansız hava sahası arıyorum her seferinde. Kalabalık , trafik çilesi görmek istemiyorum. Bir yerden bir yere gitmek , arabayı parkedecek yer bulmak , bir karmaşa içinde yol almak çileden çıkmaya yetiyor. Her seferinde Norveç’te yaşasam keşke diyip duruyorum haksız da sayılmam 😊

Şu sıralar Bahar Havası çok yoğun çalışıyor . Eğitim danışmanlığı yapıyorum. Öğrencilerin dertlerine derman olmaya çalışıyorum . Onların hayallerini gerçekleştirmeleri için deniz feneri gibi yol göstermeye çalışıyorum. Onların kalplerinde iğne ucu kadar yer edindiysem ne mutlu bana 🙏 Baki kalan kubbede bir hoş seda imiş, Sevilmek , değer görmek duygusunu bana yaşatan Yüce Allah’a sonsuz şükrediyorum…

Genel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

GAZİANTEP GURME GEZİSİ :)

 

Hiç hesapta yokken hadi ANTEP’e yemek yemeye gidelim diye ortaya çıkan fikir 🙂 Rize’de Üniversite okuyan kuzenim Hilal ile bir anda karar verip ANTEP biletlerimizi almış bulunduk. Gaziantep Güneydoğu Anadolu Bölgesinde gittiğim ilk şehir. Daha önce bu bölgeyi hiç merak etmemiştim, ya da gitme fırsatı bulamamıştım.2017 yılında bir Güneydoğu hayranlığı oluştu, nerdeyse görmediğim , gitmediğim yerler hakkında makale yazacak kadar bilgiye sahip oldum. Öyle ki ANTEP’i gezerken kuzenim Hilal emin misin? daha önce ANTEP’e gelmediğine diye sorup durdu. Hafız olmanın faydası sanırım okuduğum , duyduğum , gördüğüm hiçbir şeyi unutmuyorum. Konu gezme olunca daha bir ilgili oluyorum sanırım  🙂

 

Yaklaşık 2 ay önce biletleri alıp , otel rezervasyonunu yaptırınca sabırsızlıkla gideceğimiz günü bekledik. Ben İstanbul’dan , Hilal Trabzon’dan gelecekti. Gaziantep Havaalanında buluşacaktık. Sabah ilk uçakla Antep yolculuğum başladı.Uçakta yanımda oturan kişi de 4 arkadaş ANTEP’e günü birlik yemek yemeye gidiyorlarmış. Elimde Antep gezisi için hazırladığım notları görünce fotoğrafını çekti. Umarım fazlası ile işine yaramıştır. 3 günlük gezimizi saat saat programladım, zaman bizim için fazlası ile önemli idi. 3 günün sonunda ANTEP ‘te yaşamış kadar oldum 🙂 İnstagramda yayınladığım storylerden sonra uçak bileti bakan ve giden bir sürü tanıdığım, arkadaşım oldu.  Antep’i nasıl anlattıysam artık 🙂

Antep gezisini gurme rehberi , gezi rehberi şeklinde 2 kısımda yazacağım.

ANTEP GEZİLECEK YERLER:

 

Gaziantep Kalesi : Türkiye’de ayakta kalabilen kalelerin en güzel örneklerinden birisi olarak günümüzde varlığını korumaktadır. Allaben Deresi’nin güney kenarında, yaklaşık 25-30 metre yükseklikte hemen hemen herkesin dikkatini çeken bir tepe üzerindedir. Kale ilk olarak Roma döneminde Höyük üzerinde bir gözetleme kulesi olarak yapılmış, bugün ki biçimini ise Bizans İmparatoru Justinyanus döneminde M.S 7.yyda almıştır.Kale üzerinde 12 adet kule mevcuttur.Gaziantep turizmine bir güneş gibi doğan Antep Kalesi bütün ihtişamıyla görülmeye değer.

Emine Göğüş Mutfak Müzesi : Türkiye’nin ilk Mutfak Müzesinde Gaziantep’in geleneksel mutfak kültürü anlatıyor.Mutfak  malzemeleri , sofra düzeni , yöreye özgü kullanım şekilleri ve adları ile sergilenmektedir. Emine Göğüş Türkiye’nin ilk Turizm Bakanı Ali İhsan Göğüş’ün doğup büyüdüğü ev. Bu ev daha sonra Kültür Bakanlığına müze yapılması için bağışlanmış. Mutfak kültürüne meraklı olanların keyifle gezebileceği müze. Ben fazlasıyla zevk aldım 🙂

 

 

 

Gaziantep Para Müzesi : Gaziantep’te , birçok uygarlığa ait para biriminin bulunduğu Devri Alem Para Müzesinde 150 ülkeden 100 bin üzerinde kağıt ve madeni para sergileniyor. Paralar üzerinde bulunan simge ve figürler geçmişte yaşanmış birçok olayı anlatırken aynı zamanda tarihi paralar Alzheimer hastalığı tedavisinde kullanıyor. Büyük şehir Belediyesinin verdiği destekle tarihi yansıtan müze 15 bilim dalı hakkında da bilgi veriyor. Müze yetkilileri tarafından şöyle bilgi verildi: ” Oldukça geniş bir koleksiyona sahip olan müzedeki eserlerin rahatça sergilenmesi için ihtiyaç duyulan alan ise 10 futbol sahası büyüklüğüne işaret ediyor. Şu anki müze boyutları bu alanın  yanında küçük kalsa da , tüm eserler insanlık tarihine ilişkin bilgi ve anekdotlar eşliğinde ziyaretçilere sunuluyor. Pek çok ziyaretçinin aşamalı olarak ziyaret ettiği müzeyi keyifle gezebilirsiniz.

 

 

 

 Zeugma Mozaik Müzesi : 9 Eylül 2011 tarihinde Gaziantep’te açılan ve 1700 metrekare alana sahip olan bu müze Dünya’nın 2. büyük mozaik müzesi olma özelliğini taşımaktadır. Müzede Zeugma Antik Kentinden gelen mozaikler sergilenir.Ayrıca dünyaca ünlü çingene kızı mozaiği burada sergilenmektedir.Bugüne kadar ülkemizde ve yurt dışında gezdiğim müzeler sıralamasında sanırım açık ara farkla Zeugma Mozaik Müzesini 1. sıraya koyuyorum. Modern müzecilik anlayışının en güzel örneklerinden biri , ülkemiz adına gurur verici. Sadece bu müzeyi bile görmek için Antep’e gelinmeli.Benim gibi müze gezmeyi çok seven biriyseniz fazlasıyla seveceksiniz 🙂

Çingene Kızı Mozaiği : Gaziantep’in Nizip ilçesinde yer alan Zeugma Antik Kentinde 1998 yolunda yapılan kazılarda ortaya çıkarılan ” Çingene Kızı ” mozaiğindeki kişinin , Yunan tanrıçası ”Gaia” olduğu sanılmaktadır. Saç örgüleri , çıkık elmacık kemikleri ve küpesi ile ” Çingene Kızı ” benzetmesi yapılmış ve mozaiklerin simgesi haline gelmiştir. Çingene Kızının gözlerinin her yöne bakma özelliği , farklı bir teknik kullanılarak oluşturulmuştur. Çingene Kızından yüzlerce yol sonra Leonardo  Da Vinci’de Mona Lisa tablosunda aynı tekniği kullanmıştır.Zifiri karanlık odada sergilenen Çingene Kızını görünce gözlerine inanamayacaksınız. Paris’te Louvre Müzesinde Mona Lisa ne kadar değerli ise Zeugma ‘da Çingene Kızı da o kadar değerlidir. Gezgin tavsiyesi; görmeden gelmeyin 🙂

 Gaziantep Hamam Müzesi :

Gaziantep‘in en gözde turistik müzelerden biri olan Hamam Müzesi, hem Osmanlı hem de Gaziantep hamam kültürünü en iyi görebileceğiniz müze. Sıcaklık, soğukluk ve ılıklık bölümleri en iyi şekilde betimlenmiş. Bal mumu heykellerinden bronz heykellere, tüm hamam adabı ve kültürünü çok yakından görebileceğiniz bu müzeyi es geçmeyin derim.

Günümüzde yıkanıp paklanmak için kullanılan hamamlar, dönemin sosyalleşme mekanlarıymış aslında 🙂 İnsanlar hem temizlenip hem de sosyal hayattan, ticaretten ve daha birçok konudan bahsederlermiş.Eskiden Gaziantep evlerinden banyo olmadığından dolayı, hamamlara cümbür cemaat gidilirmiş. Tabi, günümüzde bizim yaptığımız gibi 1-2 saat için değil de, tüm gün orada kalacakmış gibi giderlermiş. Yemekleri de hamamlarda yaparlarmış. Bu yemekler de tahmin edebileceğiniz üzere, kısır, çiğ köfte, maş piyazı, lolaz piyazı, dolma, sarma, karpuz, üzüm gibi yiyeceklerden oluşuyor.

Hamamların çok büyük önem taşımasının en önemli nedeni ise, ortak alanlar olduğundan hamamlarda özel günler düzenlenirmiş. Lohusa hamamı, adak hamamı, hamamda kız beğenme, gelin hamamı, damat hamamı gibi hamam günleri düzenlenirmiş.Antep hamamları o kadar ünlüymüş ki, türküsü bile yapılmış. Yani, hamam denince akla ilk gelen şehirlerden biridir, Gaziantep.

Antepin Hamamlari sallanir Külhanlari
hosgör Mahallesinin dip dibedir damlari
cig köftenin adina baklavanin tadina
ye derler muradina
hele hele hele anteplim gel yanima dili datlim
cifte telli caliyor kalkinda oynayalim

 

Genel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şükür 🙏

Sevgili Allah’ım, bana yaşattığın tüm güzellikler için sana şükürler olsun!! Her şeyin iyisi senden gelir!

Beni hayatım boyunca iyilerle, iyiliklerle karşılaştır. İyiliklerine vesile olmayı ve bu iyilikleri yaşamayı nasip et! Ve zaten öyle olduğu için şükürler olsun!

Karşıma çıkan herkes, hayatımdan çıkan herkes, gönlüme giren herkes için sana minnettarım!

Doğru zamanlardaki buluşmalar, ayrılıklar için şükürler olsun.Kendim için “çok şükür” diyebilmenin mutluluğunu, şimdiki gibi, her daim nasip et! Evrendeki güzellikleri anlayabilme, hayatımda tutabilme, koruyabilme ve arttırma gücünü ver!

Beni ve sevdiklerimi koru! Sevdiklerimin varlığı, sağlığı için şükürler olsun! Onların mutluluklarını yaşamayı, paylaşmayı nasip et! Tüm mutluluklar için şükürler olsun!

mutluluğumla mutlu olabilecek yüce gönüllü insanlar hayatımda var olsun! Var olanlar için şükürler olsun!

Hayatımdaki değerlerimi sen arttır, sen koru. Bana eşlik eden her şey için şükürler olsun!

Bilirim ki, en doğru zamanda her dileğim kolayca ve hayırlısıyla yaşanır.Duası kabul kullarından olduğum için şükürler olsun🙏

Genel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Kapadokya 😊

BAHAR HAVASI KAPADOKYA’DA  🙂

Bu aralar hayat o kadar yoğun ki , nereye nasıl yetişeceğimi şaşırır durumdayım 😊tamam kabul ediyorum bu yoğunluk benim seçimim.Okul , dersler , voleybol , şehir dışı geziler falan filan derken bloğuma vakit ayırmadığımı fark ettim. O kadar çok yazılacak şey birikmiş ki bir yerden başlamam lazım artık. Her ay bir şehir dışı gezi yapmasam sanırım bu yoğunluğun yükünü kaldıramam.Çok geziyorsun diyenlere ‘hayat gezince güzel’ diyerek yoluma devam ediyorum ☺
Geçtiğimiz hafta sonu 3 günlük tatili fırsat bilerek Kapadokya’ya gittim. 4. kez Kapadokya’ya gidince rehberi bile çıldırtacak konuma geldim😂 Her seferinde farklı arkadaşlarımla gittiğim için hepsinden farklı tatlar alarak geri dönsem de Kapadokya benim için artık oturduğum semt gibi bir şey oldu. Bu sefer kendimi doğaya bıraktım,gezdim yeşillikler arasında papatya topladım,o kaya senin bu kaya benim diyerek koştum durdum.Tüm stresi , yorgunluğu bıraktım geldim.Büyük şehirde yaşayınca Anadolu kasabaları çok sakin geliyor.O trafiksiz düzeni görünce saatlerce araba süresim geliyor 😊 Kapadokya benim için çok özel bir coğrafya, bir hayalimin ev sahibi orası🎈Nasipse 5. kez sürpriz bir yolculuk için gideceğim ❤ Her mevsim bu hasretin hazin hikayesi, masal değil vadetttiğim bir aşk efsanesi…

Dünyanın hiçbir yeri bu kadar özel, bu kadar büyülü değil desek; altı da üstü de tarih, atmosferi tılsımlı desek, Kapadokya’yı anlatmak için yine de yetersiz kalacak biliyoruz. Artık mesafelerin azaldığı bir dünyada eşsiz medeniyet izleri arayanlardansanız, Kapadokya gezilecek yerler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Çünkü dünyanın neresine giderseniz gidin eşini benzerini bulamayacak, böylesine bir gizemin içinde kaybolmayacaksınız.
Kapadokya’yı gezmek sadece bir tatil dinlencesi değil. Yeni bir yer tanımanın, tarih görmenin, doğanın keyfini çıkarmanın yanı sıra algıları değiştiren, heyecan uyandıran ve unutulmayanları biriktiren farklı bir etkisi de var. ‘Mutlaka gidin, mutlaka yapın’ diye önereceğim her dönüşü ‘iyi ki gitmişimlerle’ sonra ‘yine geleceğimlerle ‘noktaladığım bir rota ‘Kapadokya anlatılmaz yaşanır’  🙂

  IMG_7288

KAPADOKYA GEZİLECEKLER YERLER :

Perslerin yakıştırdığı isim Kapadokya  ‘Güzel Atlar Ülkesi’ anlamına geliyor.Zamanında en güzel atlar burada yetişir ve vadilerinde dörtnala koşarlarmış. Etrafını çevreleyen Erciyes, Güllü Dağ ve Hasan Dağı’ndan püsküren yumuşak lav tabakasının çok uzun zamanlara yayılan rüzgar ve yağmur aşındırmasıyla, daha doğrusu doğanın emeğiyle oluşmuş eşsiz coğrafyası ile fazlasıyla görülmeye değer.

Kapadokya bölgesinde ‘Unesco Dünya Mirasları’ arasında yer alan ve Nevşehir’e bağlı olan Göreme ya da tarihte bilinen ilk ismiyle Korama için kullandığımız bir tabir var aslında, ‘görmeden ölme!’ Tarihi Hititlerden belki daha da öncesinde Kalkolitik dönemden başlayıp Osmanlı dönemine kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. Ama en belirgin özelliklerinden biri 6. yüzyıldan 13. Yüzyıla kadar baskıdan kaçan Hristiyanların göz bebeği bir yerleşim yeri olması. Tarihin en derinine inmek, peri bacalarının eşliğinde vadilerinde yürümek, dar sokaklarında gezinmek, hayal etmek, büyülenmek için Kapadokya’ya bir kere de olsa muhakkak gidin.
1 – Göreme Açık Hava MüzesiIMG_1061
Turnikelerinden geçtiğinizde bambaşka bir dünyanın içine gireceğiniz yer Göreme Açık Hava Müzesi. Manastır hayatının başladığı, baskılardan kaçan Hristiyanların misyonerlik ve inzivasının başladığı bu farklı dünyada kayalara oyulmuş birçok kilise, şapel ve yaşam alanları karşılayacak sizi. Kızlar – Erkekler Manastırı, Elmalı Kilise, Yılanlı Kilise, Çarıklı Kilise, Karanlık Kilise, Aziz Barbara ve Aziz Basil Kiliseleri ile Tokalı Kilise eşsiz freksleriyle büyüleyecek, çok derinlere bir tarih yolculuğuna çıkaracak. 6 Aralık 1985’den bu yana Unesco’nun Dünya Mirasları listesinde yer alan Göreme Açık Hava Müzesi’ni görmeden ‘Kapadokya’yı gezdim’ demeyin.

2- Güvercinlik VadisiIMG_1062
Uçhisar’dan başlayıp Göreme’ye kadar uzanan ve 4 kilometrelik bir alan kaplayan Güvercinlik Vadisi, adını kayalara oyulmuş güvercin yuvalarından almış. Bölge halkı 9. Yüzyıla kadar bu güvercinleri besleyip gübrelerini üzüm bağlarında, yumurtalarını ise frekslerin alçılarında kullanmış. Hem güvercin yuvalarını, hem de doğanın sunduğu eşsiz bitki örtüsünü görmek istiyorsanız bu vadiyi yürümeden dönmeyin. Vadide 15 metre yüksekten akan bir şelale de var. Kapadokya gezi rehberinizde yer alacak, hem trekking hem de fotoğraf çekmek için en ideal Kapadokya vadilerinden!

 3.  Üç Güzeller : IMG_1067

Üç güzeller efsanesine göre , Kapadokya’ da bir kral, bir de prenses yaşamaktadır.Kralın kızı olan prenses bir çobana aşık olur ve evlenmeye karar verir,evlenirler.Prenses ve çobanın evlenmesinde kralın onayı bulunmamaktadır.Evlenen prenses ve çobanın bir çocukları olur.Fakat kral hala kızını ve evlendiği çobanı affetmemiştir.Sonunda prenses , çoban ve çocuklarının peşine bir asker grubu takar, yakalanıp öldürülmeleri emri askerlere , kral tarafından verilmiştir.Üç güzeller efsanesine göre artık kaçmaları imkansız olan prenses , çoban ve çocukları için, prensesin Allah’a bir yakarışı bulunmaktadır: ‘Allah’ım bir mucizeni göster ve bizi bu eziyetten kurtar…’ Prensesin sesinin Allah tarafından duyulduğuna inanılan Üç güzeller efsanesinde ; prenses,çoban ve çocukları birer taşa çevrilmişler.

4. Kaymaklı Yer altı Şehri :iGMUWEW7D

Kaymaklı yer altı şehri Kapadokya bölgesinde bulunan 200’e yakın yer altı şehirleri arasında en önemlilerinden birisidir. Kaymaklı yer altı şehri Nevşehir’e 20 km uzaklıktaki Kaymaklı kasabasında bulunur.Yer altı şehri tümüyle ortaya çıkarılamamış olmasına rağmen , keşfedilen bölümlerinin zenginliği nedeniyle Kapadokya’nın en geniş ve en çok nüfusu barındıran yer altı şehirlerinden biri olduğu bilinmektedir.Bu güzel yer altı şehrinin açık olan 4 katını keyifle gezebilirsiniz 🙂

Genel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Rize / Çamlıhemşin ☺️

Doğanın kapısını aç; içeri gir; kendini unut; hiçbir şey düşünme; doğanın bizzat kendisi ol ve şimdi sen bir balıkçıksın, bir nehirsin, bir kuşburnusun, bir tilkinin gölgesisin, bir ağacın tatlı meyvesisin, bir gölün sessizliğisin! Kendini unuttuğunda, düşünmeyi durdurduğunda her şey olursun, evrenin kendisi olursun.Yap kendine bir iyilik, hayallerinin peşine düş 🙏 Dünya küçük,hayaller büyük 🌍

Genel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Hoşgeldin yeni yaşım ❤️

Hoşgeldin yeni yaşım…

Bu ömrü bana bahşettiği için bu koca bir yılı şükür cümleleriyle yaşattığı için şükrederim Yüce Allah’a🙏

Hoş geldin yeni yaşım…

Ne güzel bir kutlamayla,mutlulukla,

tebessümle,şaşkınlıkla geldin.

Hoşgeldin yeni yaşım…

Çok sevdiğim bir şehirde Rize’de geldin.

Yaş almak kaçınılmaz ama büyümek isteğe bağlı ☺️ o zaman iyi ki doğmuşum ❤️

Genel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bazen kocaman gülersin…

Sen gülersin;

göçmen kuşlar evine varır

Sen gülersin;

Çiçekler açar,Bahar gelir

Sen gülersin;

Yıldızlar parlar,aydınlanır geceler

Sen gülersin;

Tüm kelimeler susar

Hayat küçük sevinçlerden oluşur. Mutluluk ise bu küçük sevinçlerin toplamıdır. Büyük bir mutlulukla çok sık karşılaşmaz insan. Eğer bu küçük sevinçleri toparlayamazsanız, büyük olanı gelse de gerçekten de anlamsız olacaktır.Size siz olduğu için değer veren insanlar hayatınızda olduğu sürece, yüzünüzdeki gülümseme hiç solmayacak😁 Bir şiirin 4 satırını okur,sonra hayatınızda olduğu için teşekkür edersiniz,varlığıyla sizi mutlu edene ❣️

Genel içinde yayınlandı | Yorum bırakın